2014 Yılında Neler Okudum?



Okuduklarım;

OCAK: AYNI YILDIZIN ALTINDA, GÜNAHKAR DOĞAN, FİNAL, İŞARET, TANRIÇA (Bakınız)

+Erkek Dedikodusu 1, Mekanik Kalp, Bukre

ŞUBAT: BAHARAT KOKULU HAYATLAR, DÜĞÜN GECESİ, EJDER ATEŞİ, EĞER YAŞARSAM, 22 BRİTANYA YOLU, KORUYUCU, PROJE;ÖLÜMCÜL VİRÜS, SENİ İZLİYORUM, SİLÜET, GÖLGELERİN KANI, KÖRDÜĞÜM, TANRICANIN SAVAŞI (Bakınız)

MART: EJDERİN AŞKI, MELEZ, KANATLAR, SİHİRLER, KAĞITTAN KENTLER, LANETLİ, YERKARA, MİRASYEDİ (Bakınız)

+Erkek Dedikodusu 2, Küçük Aptalın Büyük Dünyası

NİSAN: YEMİN, PARANORMAL, MEFİSTO, ALASKANIN PEŞİNDE, KARANLIĞIN KIZI, GÜZEL ŞEYTAN (Bakınız)

MAYIS: RUHSUZ, YENİRUH, SAPLANTI, GÜL VE AVCI, BANA DOKUNMA (Bakınız)

HAZİRAN: TEKLİF, ÇİRKİN, ELLA VE MİCHA'NIN SIRRI, ELLE VE MİCHA'NIN GELECEĞİ, AÇ KALBİNİ, KIŞ GÜNEŞİ (Bakınız

TEMMUZ: CERRAH, BENİ SEÇ, ELİT, SARAYDAN HİKAYELER, İLK AŞK, GRİNİN ELLİ TONU (Bakınız)

AĞUSTOS-EYLÜL: BAŞLAYANLAR, SENDEN ÖNCE BEN (Bakınız)

+Apollyon, Tanrı, Avcı, Safkan

EKİM: SEN GİTTİĞİNDE, KİTAP HIRSIZI, AYLARDAN AŞK, ŞAHMELEK, HEP SENİ BEKLEDİM, İLK BULUŞMADA ASLA ISIRMA (Bakınız)

KASIM: PABUCUMUN AJANI 1, BENİM İÇİN ÖL, İT DALAŞI, ARDINDA BIRAKTIĞIN KADIN, PARİS'TE BALAYI (Bakınız)

ARALIK: ÇIRILÇIPLAK, ÇİÇEK KIZLAR, SONLAYANLAR, İKİ HAYAT ARASINDA (Bakınız)

+Aşçı

Wattpad'de Okuduklarım;

  1. SINIR
  2. SENİN OLMAK İSTEMİYORUM
  3. WHATSAPP SAVİOR
  4. KAÇIŞ
  5. SONSUZ GECE
  6. İHANETİN SOĞUK TADI
  7. ÖPÜCÜĞE MAHKUM
  8. BABAM İFLAS EDİNCE
  9. CEHENNEM ÇİÇEĞİ
  10. BÜYÜK NEFRETLER AŞKLA BAŞLAR
  11. KATİLİMİ BEKLERKEN
  12. AŞK KÖLESİ
  13. KİTAPÇI KIZ
  14. ERKEK FATMA
  15. GÖLGELERİN KRALİÇESİ
  16. ZORAKİ EŞ
  17. KÖTÜ ÇOCUK 1
  18. KÖTÜ ÇOCUK 2
  19. ZORBA AŞIK
  20. HADES(Tanrılar Serisi#1)
  21. Amelia
  22. Ambrosia
  23. My Wattpad Love
  24. Sen Benimsin
  25. Çirkin
  26. Koruyucu Melek
  27. Melezlerin Savaşı (Olimpos Dağı#1)
  28. İTALYAN AŞK
  29. SAF PRENSES
  30. EFSANENİN BAŞLANGICI DARİAN
  31. ARAF
  32. KORUYUCU
  33. AIDAN
  34. YÜREĞİNE SÜRGÜN
  35. KALBİMİN EFENDİSİ
  36. ÖMÜR BOYU BENİMSİN
  37. AŞK TUTSAĞI
  38. BİLİNÇALTI
TOPLAM: 75 + 38 = 113 KİTAP
Pinterest shareGoogle Plus share

2014 Yılı Değerlendirmesi

- 2 0 1 4   Y I L I   D E Ğ E R L E N D İ R M E S İ -

2014 Yılı, benim için bütün duyguları içinde barındıran bir yıl oldu. Hem hüzünlendim, hem mutlu oldum. İnişli çıkışlı hayatımda yeni insanlar tanıdım. Yeni dostlar edindim. Tek tek isim vermeyeceğim. Onlar zaten kendilerini biliyor. Seviliyorsunuz ;)

Blog açarak ne kadar iyi yaptığımı düşünüyorum. Benim için bir nevi günlük gibi. Benim bir parçam gibi hissediyorum.

Yeni yıldan sağlık, mutluluk, başarı, huzur ve para diliyorum. Para dilememin bahanesi de kitap alma isteğim. Yani parasız olmuyor. Öğrencilik hayatı zor vallahi. İstediğim kitabı istediğim zaman alamıyorum. İçim gidiyor. 

O yüzden Noel Baba'dan dilediklerimi istiyorum yoksa yakasına yapışırım vallahi :D Acısıyla tatlısıyla güzel bir yıl geçirdim ve umarım yeni yılda benim için şaşırtıcı sürprizler olur. 

Herkesin yeni yılını kutluyor ve sağlıklı, huzurlu bir yıl geçirmelerini diliyorum. Mutlu senelere... ;) 
Beni bu adreslerden takip edebilirsiniz;




Pinterest shareGoogle Plus share

Aralık Ayı Okuma Raporu / 2014

Okuduklarım;
ÇIRILÇIPLAK
ÇİÇEK KIZLAR
SONLAYANLAR
İKİ HAYAT ARASINDA
Önerdiklerim;
İki Hayat Arasında


Pinterest shareGoogle Plus share

Pabucumun Ajanı 1 / Alıntılar

Kitabı okuyalı ve alıntıları yazalı çok oldu ama ben blogta anca paylaşabilme fırsatı buldum. Aslında daha çok alıntı vardı ama yazmaya üşendim, o yüzden bir kaç tanesini paylaşacağım ;)

* * *
Deniz (Akın) Üstüner'den İnciler
* * *
# Ağustos sıcağı yüzünden bastığım zeminle birleşik halde olduğum ve önümde dikilen takım elbiseli adamlardan dolayı asansörün düğmelerini seçemediğim için yüreğimin götürdüğü yere çıkıyordum.

# Benim ona hayranlıkla bakmamın aksine, o bana otobanda  asfalta yapışmışım da beynimin suyu akıyormuş gibi bakıyordu. Arizona çöllerinde karşılaşmış bir bizon ile ceylan gibiydik.

# Acımasız Kan Emici, kibirli, yanık kulplu, antika demlik!

# "Deniz, beni delirtme! Ah, şu iç çamaşırlarıma, külotlarıma baksana, hepsi, bütün hepsi gri olmuş."
"Grinin Elli Donu, ha ha!" diyen Deniz kaçarak banyodan uzaklaşırken Yasemin gri çamaşırları kızın arkasından fırlatarak, durmaksızın küfrediyordu. :D :D :D

# "Seni kendini beğenmiş, aşınmış ve birbirine dolanmış telefon kablosu, eskimiş iğrenç kumanda naylonu, yuvasından çıkmış kırık piriz başlığı, patlamış ampul teli!"

# Yumurtanın ipanayla fırçalanmayan tarafı gibiydim. Her an çürüyecek, yok olacak, yavaşça küçücük kalacaktım. Tuna Üstüner ise elbette sapasağlam olan taraftaydı. Öyle kendinden emin, o kadar sarsılmaz duruyordu ki, ona bakarken Rihter'in ölçemeyeceği bir depreme maruz kaldım. Aşk itirafımı duymuş muydu, emin değildim.

# Ciğerlerime dolan sıcak havayla kesik kesik öksürürken, o da sağ elini ceketinin altından beline koyup öfkeyle edepsiz bir küfür savurdu. İşte bunu duyduğuma şaşırmıştım. Bu adam, San Bilmem Ne Fransız Koleji'nden mezun, Amerikalıların adını telaffuz edemediğim okullarında okumuş, o aristokrat ağzıyla mahalle küfürleri edince hayretle baktım ona!

# Nike(Mike) - Adidas(Avidas) benzetmesi :D 

# Ardından "Karşıma çıkmayacaksın," diye emrettiğinde gözlerimi kaçırdım. Ağlamak üzereydim. Dünya küçüktü, evet, ama bizim dünyalarımız arasındaki mesafe büyük, çok büyüktü. Ne NASA, ne Houston, ne de herhangi bir uzay mekiği birinden diğerine gidecek teknolojiye sahipti. O teknoloji sadece kalplerimizdeydi. Daha doğrusu benim kalbimdeydi. Eğer Tuna Üstüner de isterse onun kalbine tek gidişli, dönüşü olmayan bir bilet alırdım. Ama hayır. O, kalbini ulaşıma kapatmıştı. Benim güzergahım bundan sonra farklı yollardan gitmekti. Onunla kesişecek bir yol bulmama artık imkan yoktu.

# Çisem için "plastik poşet" benzetmesini yapıştıran Deniz'e benden bir yıldız :D 

# Aşk, tabii ki naiflikti! Ama Tuna Üstüner'de bulduğum aşkın bu nezaketle uzaktan yakından alakası yoktu! Adam beni kapılara çarpıp, boğazımı sıktığı halde ben ona aşık olmuştum. Aşk sadece gözü körlük durumu değildi; bir de tam anlamıyla gerizekalılıktı!

# "Sen benimsin, anladın mı? Bunu kafana koy!" -Tuna'nın bu sahiplenici tavrı beni benden alıyor yani, çok tatlı ama değil miiii?- :D

# Çift kanatlı kapılar kapanmadan evvel başını daha da dikleştirdi. Asansör tamamen kapanırken de bana, çok çekici, çok çapkın ve Allah kahretsin ki çok küstah bir şekilde açıkça göz kırptı!
Üst üste on beş çocuğunu, kapasını, sürü halindeki koyunlarını, iki adet boğasını, evini, sülalesini aynı anda kaybeden bir kadın gibi hissediyordum. Geriye hiçbir şeyim kalmamış halde hala asansör kapısına bakıyordum.

# "Aklın nerede senin?"
"Açık renk gözler, meydan okuyan bakışlar, koyu saçlar, vasat bir vücut ve hiç susmayan, iştah açıcı dudaklar..." diye içinden geçirdi Tuna. Ama arkadaşına bunları söyleyemezdi. "Hiç," dedi.

# Yasemin karşıdan bir kahkaha atarken devam edip, "Şşş.. baksana" diyerek araya girdi. Önemli bir şey diyeceğini umarak ciddiyetle onu dinlemeye geçtim.
"Bak şu patronunun amacını anlamadım ama, sana yakınlaşırsa göstert ama elletme tamam mı?" -Yaseminnnn, sen ne içtin böyle yavrum. Neyin kafası bu :D

# "Yamulmuş diş macunu tüpü, berbat kitapların travmatik çocukluk geçirmiş dandik karakteri, A harfi eksik, bozuk klavye seni! Kravatın sandalyenin ayaklarına dolansın da boğul inşallah! Allah'ım, ya ben! Hakan gibi bir altın dururken Tuna Üstüner gibi dışı elmas kaplama, içi boş teneke bir adama nasıl aşık olabilirim? Allah'ım bu beyinsiz kuluna akıl, fikir, basiret ver! Hakan'la mutlu bir yuva nasip et."
Duasının ardından dehşetle inledi.

"Allah'ım, Hakan'ı unutalım! Sen bana yine de Tuna'yı nasip et. Ama bana bir de sağlam bir testere ver ki, onu bir güzel yontayım! Allahım, Tuna Üstüner'i kapımda köle, ayaklarımda minder, sırtımda yastık yap! Allah'ım onu mutfağa giren, mantı yapan, süpürge açan, saçıma fön, gözüme sürme çeken bir erkek yap!"

# Tuna gizemli bir ifadeyle konuşuyordu. "Sen neden her defasında aklımı kaybettirecek kadar zorluyorsun beni?" - Ooo, Tuna Bey! Ateş bacayı sarmış anladığım kadarıyla diyerek çifte telli oynamaya gidiyorum - :D :D :D
Hayal Perest
Pinterest shareGoogle Plus share

Çırılçıplak / Yorum



PUANIM: 3

Bu kitap hakkında ne desem bilemiyorum. Öncelikle hakkında yapılan yorumlardan bahsedeceğim. 

"Çırılçıplak için 5 YILDIZ! Ethan'a aşık oldum ve Çırılçıplak'ın muhteşem olduğuna karar verdiğinizde bana teşekkür edersiniz! Son bir söz daha... Christian da kim?" Bu yorum o kadar komik ki.. Ben buna sadece gülerim.

Kitap zaten Elli Ton'un kopyası gibi. Zaten Christian Grey'den sonraki adamların hepsi birbirinin kopyası. "Sen benimsin" cümlesine de sinir olmaya başladım. O kadar çok karşımıza çıkar oldu ki.. İnandırıcı gelmiyor artık. Biraz yaratıcı olun!

Brynne'i sevmedim. Her kitapta gördüğümüz karakterler gibi. Geçmişte başına bir takım olaylar gelmiş ve bu yüzden kendini kapamış bir kadın. Onun hayatına mucize gibi düşen bir dominant bir adam! Klasik erotik kitap konuları işte.

Kitaba olan beklentim fazlaydı o yüzden böyle bir düşüş yaşadım sanırım. Kitabın kısa olmasını saymıyorum bile. Yazar seri yapacağım diye kitabı bölmeseymiş daha iyi olurmuş.İki satırlık boşluklarla ve 3 sayfalık "Bölüm 1" yazıları ile kitabın 50 sayfası neredeyse boş bırakılmış. 100 sayfalık kitabı uzatmak için ne yapacağını bilememiş yayın evi.

Ama yine de o mavi gözler bana bir dakika önce olduğundan daha yakındı ve parfümünün kokusunu alabiliyordum. Koku öyle müthiş şekilde lezizdi ki, böyle güzel kokup da insan olmak günahtı.

Kitap bana göre 100 sayfalık. Bir de bu kadar ince kitap için 16 TL fiyat biçmelerine ise bir şey demiyorum. Aslında diyecek çok sözüm var! Ama susuyorum. Ticari amaç deyip geçiyorum!

Brynne'in tanımadığı bir adamı öpmesi ve "hoop" diye hemen yatağa girmesi tepemi attırdı. Sen bu adam hakkında adından başka bir şey bilmiyorsun. Hadi yaptığı iş vs. onları biliyorsun tamam..

Ama bu adam nasıl biridir. Hırlı mıdır hırsız mıdır diye soruşturmadan "lak" diye yatağına girdi. Yani benim buna tahammülüm yok! Bir de kitapta aralarında duygusal bir bağ varmış gibi anlatılması.. Komik yani!

"Ama hiçbir şey senin şu anda, burada, benim evimde, önümde durman kadar güzel değil." Kafasını iki yana sallarken umutsuz göründü. "Hiçbir şey seninle kıyaslanamaz."

Kitapta beni şaşırtan Ethan'ın askerlik yapmasıydı. Yani beklemiyordum böyle bir şey okuyunca şaşırdım doğrusu. Kitabın sonu biraz saçma bitti yani bana göre komikti. Tam sevişme sırasında Brynne'in babasının araması ve Ethan'a saydırması komikti. 

Meğersem Byrnne'in babası Ethan'ı kızını korumak için tutmuş. Tabi bizim saf kızımız bunu bilmiyordu. Ee ben demiştim tanımadığın adamın yatağına ve hayatına girersen böyle kazık yersin. ;) 

Kitaba puanım 3. Yani okusanız da olur okumasanız da...
Pinterest shareGoogle Plus share

30.Gün Kitap Meydan Okuması

30.Gün - En sevdiğiniz kitap?


"Hay ben bu sorunun.." diye insan içinden geçiriyor. Yani bir kitap kurdu kitaplarını ayıramaz. Her kitabını ayrı sever. Zorlandığım sorulardan biri. Ama Suç ve Ceza diyeceğim. Hayatımda bilmem kaç kere okudum bilmiyorum ama bende yeri her zaman ayrı olacak bir kitap. Kitap okumayı Suç ve Ceza ile sevdim diyebilirim. Tamam ondan öncesinde Cin Ali falan okuyordum tabi :D Sonra Ömer Seyfettin vs. Ama Dostoyevski'nin yeri ayrıdır, kardeşimmmm :D 
* * *
Okumayanlara öneririm. Her okuduğumda farklı bir tat alıyorum.
* * *
Ve ve ve..
Kitap Meydan Okumasının son gününe geldik. Yapımda emeği geçen herkese teşekkürler falan filan diyormuşum :D Kendimi bir an haber spikeri zannettim ;) Neyse..Benim için keyifli bir etkinlikti. Gören, beğenen herkes yapabilir. Ee yapın da biz de görelim bir zahmet. Böylece yeni kitaplar keşfetmiş olalım. ;)

Pinterest shareGoogle Plus share

Sonlayanlar / Yorum


Puanım; 3,5 - 4 
DİKKAT! SPOİLER İÇERİR.
Kitaba puanım 3 ile 4 arasında gidip geliyordu. O yüzden tam karar veremedim. Ama ilk kitap kadar sürükleyici gelmedi bana. Yeni karakterlerin kitaba girmesi ve ilk kitaptaki karakterlerin geri plana atılmasını sevmedim. 

Ama...Kitabı bitirdiğimde "vay anasını" dedim. Ciddi ciddi dedim bunu. :D İlk kitap Blake'in sahte olmasıyla yani içinde bir başkasının olmasıyla bitmişti ve ikinci kitapta Blake'i göremedik. Halbuki ben kapaktaki adamın Blake olduğunu düşünmüştüm. Neree Blake haa, neredeeee! diye isyan edecektim ki.. -Ahaa! Şimdi "Spoiler"in anası geliyor- Bizim Blake diye bildiğimiz Hyden çıkmasın mı? Hyden de İhtiyar olmasın mı? 

Ben şok! Ben iptal! Ben vefat! Aynen bu tepkileri verdiğim doğrudur... Hyden'ı görüyor musunuz arkadaşlar. Adam başından beri bu işin içindeymiş ve tek amacı Başlayanları kurtarmak ve Callie'yi korumakmış. Ve tabi babasını -Brockman'i- ortadan kaldırmak. 

Küçük Tyler'ı ben daha çok görmek istiyorum kitapta. Umarım son kitap "Ortancalar" da yazar Tyler'a yer verir. Ve bir -Spoi- daha geliyor. Callie'in öldüğünü sandığı babası aslında ölmemiş. Bunu öğrendiğimde dedim ki "bu yazar benimle dalga geçiyor galiba".. Her bir bölümde yeni bir sır ortaya çıkıyor, insan "neyin kafası" bu moduna giriyor yani.

Kitap ilk başlarda biraz sıkıcı gelebilir ama ortalara doğru biraz hareket kazanıyor. Özellikle bütün sırlar ortaya çıkıp Brockman'den kurtulma planları yapıldığı sırada. Ve iyi haber kötü adamımız hükümet tarafından tutuklanıyor. -Ama bence bu işin altında bir iş var. Son kitapta yine göreceğiz bu Brock Amca'yı- :D 

Hyden ve Callie (Onları bu sahnede sevdim.)
"Demek benim için üzüldün, öyle mi?"
"Hayır." Gözleri gözlerimle buluştu. "Sana aşık oldum."
Donakaldım. Zaman durdu. (SAYFA:254)

Yanlış hatırlamıyorsam son kitap yurt dışında da basılmadı. Yani Türkiye de çıkması da uzun sürecek. O yüzden uzun bir süre daha bekleyeceğiz gibi görünüyor. Callie'nin ikilemleri, kime güveneceğini bilememesi ve bocalaması o sahneleri sevdim. 

Ama ben hala şoktayım. Blake dediğimiz adam İhtiyar çıkmasın! Ahh, Lissa bende şok etkisi yarattı bu sır. Umarım son kitapta Tyler-Callie-Ray çiftini görebiliriz. Onları böyle mutlu bir aile tablosu hallerini görmek istiyorum. İşin sonunda anneleri de "ben geldim" diye ortaya çıkmazsa artık bir şey demiyorum yani. Yazar şaşırtmayı seviyor.

Hah,son bir şey..Callie'nin ensesindeki yonga hala çıkarılmadı. Çıkarılamaz! Çünkü içinde patlayıcı var. Yani ölümden başka kurtulma şansı yok. Ve başkaları zihnine girip onu kontrol edebiliyor. Buna da bir çözüm bulamadılar. Ne olacak bu Callie'nin hali sorarım size! Bu kız normal kızlar gibi olmayacak mı? Son kitapta neler olacak çok merak ediyorum.  

Şiddetle tavsiye etmesem de boş zamanlarda okunabilecek hoş bir kitap. Bir şans verilmeli diye düşünüyorum. ;)

Pinterest shareGoogle Plus share

29.Gün Kitap Meydan Okuması



29.Gün - Herkesin nefret ettiği ama sizin bayıldığınız bir kitap?

Kitap hakkında bir kaç yorum okumuştum. 
Okuduklarım arasında beğenmeyenler vardı ama ben beğendim. 
Yazarın dilini sevdim, bir şans verilmeli.



Pinterest shareGoogle Plus share

28.Gün Kitap Meydan Okuması


28.Gün - En sevdiğiniz kitap ismi/başlığı?




Pinterest shareGoogle Plus share

27.Gün Kitap Meydan Okuması

27.Gün - En şaşırtıcı/beklenmedik sona sahip kitap?


"İki Hayat Arasında" bana göre ucu açık bir şekilde bırakıldı. Ben Ethan öldükten sonra yeniden Sabine'in öteki hayatında karşısına çıkacağını beklemiyordum. Benim için şaşırtıcı bir son oldu.

"Avcı" ise en sevdiğim serinin en sevdiğim kitabı ve beklenmedik bir sonla final yaparak beni hem üzmüş hem de şaşırtmıştı. Alex'in ölümünü beklemiyordum. Böyle söyleyince seriyi 
tekrar okuma isteği oluştu bende. 

NOT: Tavsiye Edilir!!!
Pinterest shareGoogle Plus share

26.Gün Kitap Meydan Okuması

26.Gün - Sizin bir konudaki düşüncelerinizi değiştiren bir kitap?



Doğru konudan mı bahsediyorum bilmiyorum ama zamanında "ET" diye bir kitap okumuştum. Adı üstünde "ET." Yanlış hatırlamıyorsam hayvanların kesim aşaması ile ilgili bilgiler içeriyordu. O kitabı okuyunca midem bulanmıştı ve uzun süre et ve et ürünlerinden uzak durmuştum. Yani böyle söyleyince pek anlaşılmıyor tabi ama okuyanlar bilir. ;)
Pinterest shareGoogle Plus share

Çiçek Kızlar / Yorum


Puanım;3
DİKKAT! SPOİLER İÇERİR.
"Ne bitmek bilmez kitapmış" diye isyan edesim var. Dile kolay tam 644 sayfa. 10 gün gibi bir sürede bitirebildim. Tabi bu süreçte 3-4 gün okumadığım zamanlarda oldu. Ama en sonunda bugün inat ettim ve kalan 100 sayfayı sonunda okudum.

Kitabın sevdiğim yanları da vardı sevmediğim yanları da... Nergiz karakterini hem sevdim hem sevemedim. O çok bilmiş tavırlarını hem sevdim hem de "bir sus artık" diyesim de oldu. Nergiz, biraz çatlak biraz da manyak ama sevdikleri için her şeyi yapan gözü pek bir karakter. Yasemin, Nergiz'e göre biraz daha pasif kalıyor. Onun o yumuşak naif halleri Yasemin'de yok. Nergiz dediğin dedik çaldığım düdük havasında. :D

Kitapta önce 1 yıl sonraki görüyoruz. Sonra aradan 2 yıl geçiyor ve bir bakmışsın hooopp 15 yıl geçmiş. Yahu geri kalan o 14 yılda ne oldu merak konusu. Bir de bu kızlar kaç yaşında yahu! Ben bir yerden sonra saymayı bıraktım. (Ortalama 36-40 yaşlarındalar sanırsam) 

Nergiz ve Yasemin ikilisinin inişli çıkışlı ilişkileri ve hayatlarına şahit oluyoruz. En sonunda "hayatımın erkeği" diyebileceği birini buldular da onları çift olarak görebildik. Nergiz'i Erkan'la çift olarak daha çok sevdim. Onları kedi köpek gibi birbirleriyle didişmesi çok tatlıydı. Yasemin'i de Soner'le sevdim. Kitapta iki kadının hayata tutunma çabaları anlatılıyor. Ortalama 400 sayfa olsaymış daha iyi olurmuş diye düşünüyorum ben. Çünkü 644 sayfa beni sıktı. 

Kötü demiyorum, ortada bir emek var sonuçta ve Türk Yazarları sonuna kadar destekliyorum. Ama lütfen rica ediyorum; bu kadar uzatmayın! Bir yerden sonra olayların akışı insanı sıkmaya yöneltiyor. 

Kitaplarda görmeyi sevmediğim bir şey var; "değil mi" yerine "di mi" diye kullanılması. Yazılışta "değil mi?", okunuşta "di mi?" diye telaffuz edilir. Yani ben bu tarz kelimeleri görmek istemiyorum, beni rahatsız ediyor. Kitapta çokça argonun içerdiğini de söylemeliyim. Ben pek hoşlanmıyorum kitapta bu tür sözleri duymak. (Senin g*tüne sokayım, ağzına s*çayım vs.) Hele bunları bir kızdan duymak hiç hoş değil. :(

Bir de bu editörler bu kitaplara hiç bakmıyorlar mı ya da hiç incelemiyorlar mı? Kitabı bitirene kadar o kadar yazım hatası ve eksik cümle kullanımı vardı ki... ben sayısını unuttum. Bendeki ilk baskı diğer baskılarda durum nedir bilemem ama bu konuda editörlerimizin dikkat etmesini rica ediyorum. Bir değil iki değil yani..

Kitabın adı "Çiçek Kızlar" değil de "Küçük Kadınlar" olsaymış daha iyi olurmuş. Ya da başka bir şey. 

Ve ve ve...Türk yazarlar neden hep mutlu sonla bitiriyor bu kitapları anlamıyorum. Hayat o kadar tozpembe mi? diye sorup duruyor insan kendine. Ya da bana mı böyle kitaplar denk geliyor bilmiyorum ama bu kitabımızda mutlu sonla bitiyor. Yasemin ve Soner, Erkan ile Nergiz evleniyorlar. Nergiz'in çocuğu olmuyor -okuyanlar bilir- onun yerine sevgisini Yasemin'in ikiz kızlarına adıyor. Kızlardan birinin adı Lal ötekinin adı Lalin. Ve kızlara isim koyma şerefine de Nergiz nail oldu.

Soner, Yarı Fransız Yarı Türk olduğu için kızlarının diğer isimleri Violet ve Viven oldu. Nergiz'e Türk ismi koy dediler ama o da gitti Lal ve Lalin koydu. Böyle söyleyince  Türk ismi mi Yabancı isim mi belli olmuyor ama ben pek beğenmedim. Aslında Erkan'ın fikri güzeldi. Ayşe&Fatma olabilirdi. Ya da Derya&Deniz.. Her neyse bana neyse isimlerinden. :D 

Son olarak bir Rabia Sultan var tam yemelik ya. Onun o sivri dili insanı ister istemez gülmeye sevk ediyor. Aslında bu kitaba 2 verecektim ama sonlara doğru kitabın güzelleşmesi ile 2'nin köşesinden döndü. ;)

Pinterest shareGoogle Plus share

#Mimlendim! Kitap Senaryoları


Ezgi, olmasa ben öksüz yetim kalacağım yani bu mimler yüzünden. ;) 
Etiketlediklerim; Bir Otakunun Dünyası
Tek tek etiketlemeye üşendim. İsteyen herkes yapsın, biz de görelim :D

* * * 
1. Bütün kitaplarından kurtulman gerekiyor. Sadece belirli türlerden (Fantastik, Kurgu olmayan ve senin seçtiğin bir tür) birer tane kitap kalabilir. Hangi kitaplar kalırdı?
Bu cevabı aynen Ezgi'den kopyala-yapıştır yapıyorum :D
Ya hep ya hiç! Eğer tüm kitaplarımı atacaksam hepsini atarım. Ne o öyle? Bir anne evlatları arasından seçebilir mi? Ya da bir abla kardeşlerini ayırabilir mi? Bir kitap kurdu nasıl kitaplar arasında ayrımcılık yapsın? Bir de türlere falan girmiş. Irkçılık bu, itiraz ediyorum sayın yargıç!

2. Kitapçıdasın ve senden küçük birinin annesine okumayı sevmediğini söylediğini duyuyorsun. Ama annesi onun bir kitap alması konusunda ısrar ediyor. Yanlarına gidiyorsun ve okumayı fazla sevmeyenler için uygun olduğunu düşündüğün bir kitabı öneriyorsun. Bu hangi kitap?
Hiç karışmam öyle işlere ya. Sonuçta renkler ve zevkler farklı. Ama çizgi roman falan okunabilir, alışkanlık kazandırmak için.

3. Kendini iyi hissetmiyorsun ve toparlanmaya ihtiyacın var. İyi bir ruh haline girmek için hangi kitabı okursun?
Fark etmez, her hangi bir kitap olabilir. İyi ve kötü ruh halinde olmam hiç bir şeyi değiştirmez. O an elimde hangi kitap varsa onu okumaya devam ederim. Ya da yeni bir kitaba başlarım. Ya da'nın da ya da'sı şiir kitabı. :D

4. Küçüklüğüne zaman yolculuğu yapıyorsun. O zamanki hangi kitaba kendini kaptırırdın?
Bu çocukluk sorularını sevmiyorum ya. Nereden bileyim ben şimdi çocukken hangi kitapları okuduğumu. Bu soruyu es geçiyorum.

5. Arkadaşın sana 4 günlük bir tatil sürprizi yapıyor ve bavul hazırlaman için sadece 1 saatin var. Yolda okumak için hangi kitabı alırdın?
Okumadığım kitaplardan 1 ya da 2 tanesini yanıma alırdım. Kalınsa 1, inceyse 2 :) Aman boş ver. 2 tane alırdım, garanti olurdu :D

6. Evin soyuldu! Endişelenme, her şey yerinde ancak kitaplığın yağmalanmış. En çok hangi kitabının güvende olmasını isterdin?
Bu cevabı aynen Ezgi'den kopyala-yapıştır yapıyorum :D
Sizi birinci soruya yönlendireyim: NASIL SEÇEYİM KİTAPLARIM ARASINDAN BEN?

7. Arkadaşın kitabını ödünç alıyor ve berbat bir hâlde geri getiriyor. Hangisini yapardın? 
a) Fark etmemiş gibi davranırdın. 
b) Aynısından sana almasını isterdin. 
c) Gizlice onun bir kitabına da aynısını yapardın.
Böyle bir olay başıma geldiği için tepkim aynen şöyle olurdu; İçten içe kendimi yiyip bitirsem de fark etmemiş gibi yapardım ama bir daha ona ömrü billahi ödünç kitap vermezdim. Bana ne canım gitsin kitapçıdan alsın, aynısı orada da var.  
Pinterest shareGoogle Plus share

25.Gün Kitap Meydan Okuması

25.Gün - Kendinizi bağdaştırdığınız bir kitap kahramanı? 


Jane Rizzoli - Maura Isles

Kendimle bağdaştırmıyorum ama seviyorum bu ikiliyi.
Onların o güçlü ve zeki duruşlarına, tavırlarına hayranım ;)
Pinterest shareGoogle Plus share

24.Gün Kitap Meydan Okuması

24.Gün - Daha fazla insanın okumasını istediğiniz bir kitap?


Bu kitap hakkında açıklama yapmayacağım. 
Sizi şuraya alalım; Tık Tık

Pinterest shareGoogle Plus share

23.Gün Kitap Meydan Okuması

23.Gün - Uzun zamandır okumak isteyip de bir türlü al(a)madığınız bir kitap ?


Bu kitabı ilk çıktığı günden beri almak istiyorum ama bir türlü nasip olmadı.
Öğrenci milletiyiz sonuçta kitaba para yetişmiyor :D



Pinterest shareGoogle Plus share

22.Gün Kitap Meydan Okuması


22.Gün - Sizi ağlatan bir kitap?

Yorum yok. 
Tavsiye edilir!!!




Pinterest shareGoogle Plus share

İki Hayat Arasında / YORUM

PUAN: 5
Bu kitaba aşık oldum!
Ve yorumum spoiler içerir! Onu baştan söyleyeyim de sonra "vay efendim niye spoiler var" demeyin ;) Sabine, iki farklı hayatı olan ve çıkış yolunu bulamayan çaresiz kızımızdır. İki hayatı da birbirinden iyi değildir. Bir hayatında eczaneci olan ailesi ile ve onu çok seven kardeşi Maddie ile yaşarken, öteki hayatında babası tarafından terk edilmiş, annesi ve erkek kardeşleriyle yaşayan ve onu çok seven seksi erkek arkadaşı Dex var. Böyle söyleyince hangi hayat cazip geliyor dersiniz? İkincisi değil mi? Ama Sabine hangi hayatı seçeceğine karar veremiyor. Tam bu çıkmazdayken farklı deneylerle ölüme yürüyor. Ve eczaneci olan ailesine bu durumdan bahsediyor. Sonra ertesi gün kendini deyim yerindeyse "tımarhane" de buluyor. (Ailesinin onu bu konuma getirmelerine sinir oldum ama bir yandan da iyi oldu. Yoksa hayatının aşkını nasıl bulacaktı ki..) :D 

"İki hayatım vardı ama yine de sadece bir hayalettim."

Sabine, için zorlu günler başlamıştır. Doktoru da dahil kimse ona inanmazken, ona inanan biri çıkar. Ethan! Sabine, onu ilk eczane de görmüştü ve onunla yeniden karşılaşmak anlamlandıramadığı şekilde iyi gelmişti. Sabine, Dex'le bir gelecek hayali kurarken karşısına Ethan'ın çıkması ve ona aşık olması ile bütün planları alt üst oldu. Dex'e ayrılmak istediğini söylediğinde onun darbelerine engel olamamış ve neredeyse öteki hayatında canından olacaktı. (Erkek kardeşi geç kalsaydı eğer ölmüş olurdu.)

"Gerçek şu ki ben hiç kimseydim..."

Ethan ile geçirdiği anlara doyamayan Sabine daha fazlasını istemektedir. Ama Ethan'ın fazla vakti yoktur. Birlikte geçirdikleri o andan sonra Sabine, bir daha Ethan'ı göremeyecektir. Çünkü Ethan çoktan öteki dünyaya göç etmiştir. (Böyle söyleyince komik oldu biraz. :D ) Sabine, Ethan'ın ölümüyle adeta yıkılır. Ama Ethan'ın ona bıraktığı mektup ile hangi hayatı seçeceğine karar vermiştir. Sabine, bir tercih yapmamıştır. İki hayatı da bir arada yürütmenin yollarını aramaktadır. Tam bu düşüncelerinde kaybolurken tekrar değişim geçirir ve o zengin ailesinin yanında bulur kendini. Ve yanında ufak bir hediye ile. Erkek kardeşinin arkadaşını gördüğünde hayatın ona ikinci bir şans daha verdiğine inanır ve o şansa sıkı sıkı tutunur. Çünkü Ethan kanlı canlı karşısındadır.

"Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine, bu nihayet mümkün gibi göründüğünde , amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney yapmaya başlamıştı."

Kitabın seri olmadığını biliyorum ama insan yne de muallakta kalıyor. Yazar öyle bir son bırakmış ki devamı var hissine kapılıyorsunuz. Kim bilir belki de devamı vardır. :) 5-6 saat gibi kısa bir sürede bitirdim kitabı. Akıcı ve kendini okutan bir kitap. Ve itiraf ediyorum son bölümlerde duygulanmadım değil. Kitabı bitirdikten sonra önüme çıkan herkese "bu kitabı mutlaka oku" demek istedim.

"Ama kendisine inanan tek adamı ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi?"

Sabine'in verdiği o mücadele, ikilemleri, ne yapacağını bilemez halleri akıcı bir dille anlatılmış. Yazarın üslubunu sevdim. Ve yazar radarıma takıldı! :D Dex'i başlarda sevsem de Sabine'e el kaldırması ile gözümden düştü. Ama Maddie ve Ethan kitabı güzelleştiren etkenlerden sadece biri. Maddie sevmeyen var mı ki... :D Onun böyle bıcır bıcır hallerine kitap boyunca sevdim. Uzun süre aklımdan çıkmayacak bir kitap oldu benim için. O yüzden okumayanlara şiddetle tavsiye ediyorum. :)

Yapmış olduğum videoyu izlemek için;

Pinterest shareGoogle Plus share

21.Gün Kitap Meydan Okuması

21.Gün - Okuduğunuz ilk roman? (Hatırlayabildiğiniz kadarıyla)
Ömer Seyfettin ile Çocuk Kalbi arasında gidip geldim ama Çocuk Kalbi diye düşünüyorum.
Beğendiğimi hatırlıyorum ama şimdi sorsanız hiç bir fikrim yok derim. (Böyle de balık hafızalıyım işte.) :D 


Pinterest shareGoogle Plus share

20.Gün Kitap Meydan Okuması

20.Gün - En sevdiğiniz romantik kitap?
2014 Yılında okuduğum kitaplar içinde 
"romantik" kategorisinde değerlendirebileceğim bir kitap.

Pinterest shareGoogle Plus share

19.Gün Kitap Meydan Okuması

19 - Filme dönüştürülmüş en sevdiğiniz kitap?

Aynı Yıldızın Altında
Kitap Hırsızı





Pinterest shareGoogle Plus share

İki Eğlenceli Mim Bir Arada

Sıradan Bir Otaku, mim için teşekkürler ;)

1. Türkiye içinde bir yarışmaya katılma zorunluluğun olsa hangi yarışmaya katılırdın? 
Kim 500 Milyon İster? :D 

2. Dünya kütüphanesindesin ve sadece bir tane okuma şansın var. Sonra tüm kütüphane yanacak ve başka kitaplara ulaşman 5 yılını bulacak. Hangi kitabı kurtarırsın? 
Dostoyevski'nin herhangi birr kitabı olabilir ya da Suç ve Ceza.

3. Büyük ikramiye sana çıktı. Ne yaptın seeen!? 
Önce kendimi geliştiririm. Dil eğitimi vs. Sonra dünyayı gezerdim. Ondan sonra kendi işimi kurup kendi yağımda kavrulurdum. Ondan sonra gelsin kitaplar falan filan. :D 

4. Sevgiline yaptığın en büyük jest nedir peki ya annene olan en büyük jest? 
Sevgili mi o da ne? 

5. Var say ki cennettesin. Cennetinde ne var? 3 şey söyle olduğu kesin olan. 
Sevdiklerim. İnternet. Yemek.

6. Sence en kötü hastalık ne? Ne olmaktan korkarsın? 
Tedavisi olmayan hastalıkların hepsi kötü aslında ama "kanser" diyorum.

7. Aşkın en temel hissettirdiği ne? 
Yorumsuz. :D
Seçtiğim Şey: Çilek
1. Sevdiğiniz beş filmi seçtiğiniz şeyle değiştiriniz. 
Üç İdiot / Üç Çilek
Aynı Yıldızın Altında / Aynı Çilek'in Altında
Aşk, Şimdi / Çilek, Şimdi
Harry Potter ve Sırlar Odası / Harry Potter ve Çilek Odası
Labirent; Ölümcül Kaçış / Labirent; Ölümcül Çilek
2. Sevdiğiniz dört diziyi seçtiğiniz şeyle değiştiriniz. 
Güneşi Beklerken / Çilek'i Beklerken
Muhteşem Yüzyıl / Muhteşem Çilek
Güllerin Savaşı / Çileklerin Savaşı
Kurt Seyit ve Şura / Kurt Seyit ve Çilek
3. Sevdiğiniz bir şarkıyı ve sözünü ( şiir de olabilir ), seçtiğiniz şeyle değiştiriniz. 
Rafet El Roman (Adımla Seslendi) / Çilekle Seslendi
4. Sevdiğiniz dört kitap ismini seçtiğiniz şeyle değiştiriniz. 
Grinin Elli Tonu / Çilek'in Elli Tonu
Pabucumun Ajanı / Çilek'imin Ajanı
Benim İçin Öl / Çilek İçin Öl
Tanrıça'nın Mirası / Çilek'in Mirası
Pinterest shareGoogle Plus share

18.Gün Kitap Meydan Okuması

18.Gün - Sizi hayal kırıklığına uğratan kitap?
Çok büyük bir beklenti içindeydim ama beni pek tatmin etmedi.
Filmini daha çok beğenmiştim.

Pinterest shareGoogle Plus share

17.Gün Kitap Meydan Okuması

17.Gün - En sevdiğiniz kitabın en sevdiğiniz alıntısı?

-Bu tarz sorularla beni zora sokuyorsunuz ya..Hangi birini diyeceğimi bilmiyorum.
O yüzden okuduğum son kitap üzerinden bir alıntı paylaşacağım;
Resme tık tık;

Pinterest shareGoogle Plus share

16.Gün Kitap Meydan Okuması

16.Gün - En sevdiğiniz kadın karakter?
Çok zor bir soru bu ya..Öyle "en" diyeceğim bir karakter yok.
Hepsini aynı derece de seviyorum ama..
En son okuduğum "İki Hayat Arasında" kitabının karakteri "Sabine" diyeyim. ;)


Pinterest shareGoogle Plus share

15.Gün Meydan Okuması

15.Gün - En sevdiğiniz erkek karakter?


Tartışmasız Daemon Black!
Pinterest shareGoogle Plus share

14.Gün Kitap Meydan Okuması

14.Gün - Filme çevrilen ve tamamen bozulan bir kitap?


Kitabı okumadım!
Ama yakın bir tanıdığım hem seriyi okumuş hem de filmini izlemiş biri olarak filmde eksiklikler olduğunu söylemişti. Ne yazık ki filmini izlediğim kitapları okuyamama gibi bir problemim var. Filmi izledikten sonra kitabı okuyasım gelmediğinden sorunun cevabını bahsettiğim kişi veriyor. (O kendini biliyor.) :D 

Pinterest shareGoogle Plus share

13.Gün Kitap Meydan Okuması

13.Gün - En sevdiğiniz yazar?


Jennifer -kalp- Ben


Pinterest shareGoogle Plus share

12.Gün Kitap Meydan Okuması

12.Gün — Aynı zamanda hem sevdiğiniz hem de nefret ettiğiniz bir kitap?


Çiçek Kızlar'ı hala okuyorum. Öncelikle onu belirteyim. ;)
 Şuan 464. sayfadayım ama kitaptan hem nefret ettim hem de sevdim. 
Kitap bitince detaylı yorumumu paylaşacağım.
Pinterest shareGoogle Plus share

Fruit Mim!


Athena'nın Güncesi, Ezgi beni mimlemiş, yapmasam olmazdı şimdi :D
Yaparken keyif aldığım bir mimdi. İsteyen herkes yapabilir.
Ama özellikle; Sıradan Bir Otaku, mimledim seni! :D

* * *
Benim Meyvem: Elma.

1) Sevdiğin 4 kitabın adını seçtiğin meyveyle değiştir. 
İki ELMA Arasında / İki Hayat Arasında 
Aynı ELMA'nın Altında / Aynı Yıldızın Altında
Hep ELMA'yı Bekledim / Hep Seni Bekledim :D
Aylardan ELMA / Aylardan Aşk

2) Sevdiğin bir filmin adını seçtiğin meyveyle değiştir. 
Harry Potter ve ELMA Kadehi / Harry Potter ve Ateş Kadehi

3) Bir şarkının sözlerini seçtiğin meyveyle değiştir. 
Sıla (Kafa) 
Hadi kalk gidelim hemen şu anda, 
Kapa telefonunu bulamasın arayan da, 
Açarız radyoyu ELMA nereye biz oraya... 

4) Sevdiğin 4 diziyi seçtiğin meyveyle değiştir. 
Galip ELMA / Galip Derviş
Teen ELMA (Apple) / Teen Wolf :D
The ELMA / The Flash
Doctor ELMA /Doctor Who

Pinterest shareGoogle Plus share

11.Gün Kitap Meydan Okuması


11.Gün — Nefret ettiğiniz bir kitap?

 S*ktir Et

Bence dünyanın yazılmış en gereksiz ve saçma kitabı.
Okurken sinir krizi geçiriyordum az daha.



Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI