Kötü Şöhretin Bedeli│YORUM


Görsel: Kitap Aşkım'dan alıntıdır.


#kitapyorumu

Bizdeki adıyla Kötü Şöhretin Bedeli romansında; adı bir suçlamadan dolayı kötüye çıkmış bir kontun oğlu olan Maximilian Ransleigh ve babasının ölümünden sonra at çiftliğini işletmekte kendini yükümlü hisseden Caroline Denby'nin hikayesi anlatılıyor.

İkilinin yolları bir davet de kesişiyor. Carol'un davete gitme amacı adını kötüye çıkarmak ve böylece kimsenin ona yanaşmamasını sağlamak. Amacı ise babasının çiftliğini evleneceği adamın yönetmesine izin vermemek. Babasının çiftliğini korumak için her şeyi yapmaya hazır. Bunun için kendine adı kötüye çıkmış bir eş adayı ararken yolları Max ile kesişiyor.

Max ise adı kötüye çıkmış geleceği parlak bir diplomat. Onun tek amacı ise adını kurtarmak. Ve bunun için her şeyi yapmaya hazır. Derken yolları Carol il kesişince ikili kendilerini anlaşmalı bir evliliğin içinde buluyorlar.

Başta anlaşmalı bir evlilik gibi görünse de zamanla birbirlerini tanıyıp aşık oluyorlar. Özellikle Max, Carol'un tanıdığı diğer kadınlardan farklı olduğunu görünce ona hayran kalmaktan geri duramıyor. Carol için ise Max adeta onun içini yakıyor. Max, nazik, anlayışlı, sorumluluk sahibi ve yardıma muhtaç insanlara yardım etme konusunda ısrarcı. Bu yönüyle Carol'ün kalbini çalıyor.

Carol aykırı bir karakter. Ve bu yönünü çok sevdim. O dönemin koşullarına ve şartlarına uymuyor. Tam tersi yönde hareket ediyor. Kadınların değer görmesini ve her işi yapabileceklerini göstermek istiyor. Ayrıca çok fedakar. Çalışkan ve cömert bir kişiliğe sahip. Lafını sakınmıyor. Çevresindekiler onu itici bulsa da ben kendisini, karakterini sevdim. Max ile olan ilişkileri de çok tatlıydı bana göre.. Yazarın kalemini de sevdim. Başta pek umutlu değildim ama kurgu kendini sevdirdi. Özellikle içinde böyle aykırı karakterler olunca okurken keyiften dört köşe oluyorum.

Çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama okurken adapte olmakta zorlandım. Anlam kayması ve bozuklukları vardı. Redaksiyon yapılmadığı kendini belli ediyordu yani.. Bu açıdan eksi bir yön olsa da benim için severek okuduğum bir kurgu oldu. (=
Pinterest shareGoogle Plus share

Seri Kitapları Seri Okuyoruz Etkinliği Okuma Listem


Etkinlik hakkında bilgi almak için; Hayata Dair Her Şey

________________________________________

The Taker Trilogy 
Alma Katsu 
1)Sonsuz Arzuya Uyanış
2)Sonsuz Arzuyla Buluşma
3)Sonsuz Arzuyla Hesaplaşma

Shatter Me
Tahereh Mafi
1)Beni Bırakma
2)Beni Yakma

Stage Dive
Kylie Scott
1)Aşkın Melodisi
2)Aşkın Ritmi
3)Aşkın Şarkısı

Causal Enchantment
K.A. Tucker
1)Sadakat
2)Anomali

Off-Campuss
Elle Kennedy
1)Hesaplaşma

The Book of Ivy
Amy Engel
1)Devrimin Kızı
2)Kurucunun Kızı

 The Witch Hunter
Virginia Boecker
1)Cadı Avcısı
2)Kral Katili

Revenants
Amy Plum
1)Ölmem Gerekirse

Butler Cove
Natasha Boyd
1)Aşka Var Mısın?
2)Sonsuza Kadar

Anna and the French Kiss
Stephanie Perkins
1)Anna ve Fransız Öpücüğü
2)Lola ve Komşu Çocuk
3)Isla ve Mutlu Son

The Blackcoat Rebellion
Aimee Carter
1)Vezir
2)Şah

Dream Man
Kristen Ashley 
1)Gizemli Adam
2)Vahşi Adam


Dragon Kin
G. A. Aiken
1)Ejderin Arzusu
2)Ejderin Ateşi
3)Ejderi Büyüsü

Love Me with Lies
Tarryn Fisher
1)Fırsatçı
2)Tehlikeli Kızıl
3)Hırsız

Titan
Jennifer L. Armentrout
1)Geri Dönüş
2)Güç
3)Mücadele

Penryn & the End of Days 
Susan Ee
1)Meleğin Düşüşü
2)Kıyamet Sonrası
3)Günlerin Sonu

Disruption
Jessica Shirvington
1)Panzehir
2)Parazit
_________________________________________
Resim eklemeye üşendim.
Pinterest shareGoogle Plus share

Bu Ay Neler Okudum/İzledim?] Ocak│18

  1. Megafondan Gelen Fısıltılar
  2. Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar ★ ★ ★ ★ ★
  3. Aşk Bir Masalmış Derken ★ ★ ★
  4. Bir Aşk Çarpıntısı ★ ★ ★ ★
  5. Bir Ölünün Düşleri 
  6. Ake Nure Goyou ni Furu Yuki wa (MANGA) ★ ★ 
  7. Tamaranaidesho? (MANGA) ★★
  8. Sivri, Hınzır & Cüretkâr Bir Yorumla Aslan Burcu ★ ★ ★
  9. Yaşlı Kadın ve Papağan ★ ★ 
  10. Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum ★ ★ 
  11. Aşka Düşünce ★ ★ ★ ★ 
  12. Aşka Son Bir Şans ★ ★ ★
  13. Bronz Atlı ★ ★ ★ ★ ★ 
  14. Gözlerim Sığmıyor Yüzüme ★ ★ ★
  15. Marangozun Köpeği Kaştanka ★ ★ 





  

 

Pinterest shareGoogle Plus share

Bronz Atlı│YORUM



Yazar, Bronz Atlı'yı II. Dünya Savaşı üzerine temellendirmiş, bunun yanında kurgunun içerisine aile olma, sevgi, fedakarlık ve aşk gibi değerleri de serpiştirmiş. Yazar, savaş vahşetini öyle gerçekçi bir şekilde ele almış ki okurken insanı derinden sarsıyor.  Bir insan ne kadar fedakar olabilir, nelerden vazgeçip neler yapabilir bunu gözler önüne seriyor. 

Yazar, okudukça bir yudum suyun, bir dilim ekmeğin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Bu da bana elimizdekilerin kıymetini bilmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. 

Şehir ölüyor.
İnsanlar ölüyor.
İnsanlık ölüyor.

Susuzluktan, açlıktan, soğuktan..

Savaş gerçeğinin yanında Alexander Ve Tatyana'nın aşkı da ön saflarda.. İki karakterin karşılaştıkları ilk sahne beni çok  büyüledi. Tatyana'nın dondurma yiyişi, Alexander'ın onu tüketen bakışlarıyla izlemesi..Onun yanına gitmesi, evine kadar eşlik etmesi.. Sessizliği paylaşmaları.. Birbirlerine görür görmez vurulmaları.. Yazar karşılaştıkları ilk sahneyi o kadar güzel yansıtmış ki kitapta beni etkileyen sahnelerden biri oldu..

Normalde tarih içerikli bu kadar uzun soluklu kitaplar okumam. Okurken sıkılırım. Ama Bronz Atlı da öyle olmadı. Kalınlığından gözüm korkuyordu. Ama başlayınca yazarın dilinin akıcı olduğunu ve sıkmadığını keşfettim. (Bir de ben bun okudum ya, artık hiç bir kitap önümde duramaz.) :D

Başlarda tüm karakterler beni sinir etti. Tatyana'nın ailesini hiç sevmedim. Özellikle Tatyana'nın ablası Daşa'yı.. Daşa bencildi. Ve kitabın sonuna kadar böyle devam etti. Dimitri var bir de. O da şerefsizin önde gideni.. Kitap boyunca ölse de kurtulsak diye çok bekledim. Kitabın sonuna kadar her türlü pisliği yapmaya devam etti. 

"Şura, nasıl bu kadar yakınız biz? Aramızda nasıl bir bağ var böyle? Birbirimizi ilk gördüğümüz andan beri kopmadı."

"Buna yakın olmak denmez." 

"Ne, peki?"

"Bağ demek de yetmez."

"Sonuç?"

"Bizimkisi ilahi bir birleşme." 


Tatyana ise o kadar fedakar ki.. Elindeki her şey bir çırpıda başkasının oluyor. Elinde tuttuğu bir dilim ekmeği sırf aç diye yan komşusuna verecek kadar fedakar ve eli açık, kalbi geniş bir kız. Hatta sırf ablasının kalbi kırılmasın diye ölümüne sevdiği adamı kız kardeşine verecek kadar ileri gidebiliyor. Cidden bu kısımda beni çok delirtti. Alexander ise aşkına sahip çıkmayarak beni çileden çıkarttı. Tatyana'nın tüm itirazlarına rağmen aşkına ve Tatyana'ya sahip çıkması gerekiyordu. 

Tatyana ve Alexander tüm imkansızlıklara rağmen aşklarını yaşıyorlar. Ama o kadar çok şey oluyor ki.. Kayıplar, acılar, ayrı kalışlar.. Öyle fena şeyler oluyor ki.. Bilmiyorum belki de ben kolay etkileniyorum. Ama kurgu duygusal olarak beni derinden sarstı.

Kitapta bir sahne var. Hani derler ya "aşkım için canımı bile veririm" diye.. Bronz Atlı da bunu gördüm, hissettim. Tatyana'nın Alexander için yaptığı fedakarlıklar o kadar dokundu.. Birbirlerin olan aşkları, tutkuları ve bağlılıkları hayranlık verici.. 

Başlarda seveceğimi düşünmemiştim aslında ama yazar beni oldukça şaşırttı. Ve seriye kesinlikle devam edeceğim. Her ne kadar okurken karakterler ve bazı olaylar beni sinir etse de beni duygusal açıdan oldukça etkileyen ve sarsan bir kitap oldu. 

Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. ❤
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI